Internet Toplumu, Toplulukları ve Türkiye
by Can Celasun
Bugün telefonda kız arkadaşımla oldukça ilginç bir tartışmaya girdik. Adını koymamışsak da konu, Türkiye’deki ortalama bir insanın Internet ve Internet’in sunduklarına bakışı ile, batılı toplumların bakışı arasındaki farklılıktı.
Örnek vermek gerekirse; Diyelim ki sağlığınızla ilgili aklınıza takılan birşey var ve “bir sorup soruşturalım, neyin nesiymiş öğrenelim” diyorsunuz. Bu soruyu Internet’te tanıdığınız insanlara sorar mısınız? Sormanızda sakınca var mı? Diyeceksiniz ki nerde sorduğuna bağlı. Takip edenler bilirler xkcd‘yi. xkcd’nin en abartısız haliyle “devasa” bir de forumu var. Forumda karikatürden bilişim dünyasına, siyasetten evrenin oluşumuna, insan ilişkilerinden beslenmeye kadar aklınıza gelebilecek her türlü konu, “geek” bir kitle tarafından tartışılıyor. Orada “Men thread” (erkekler başlığı) adlı bir başlık var, erkekler ve erkeklere özgü “sorunları” tartışıyorlar. Burada sorununuzu dile getirir misiniz? Ben olsam getirirdim, en azından bunu orada da paylaşma fikrini garipsemezdim. Arkadaşım ise Internet’in bu tip işler için “uygun” ve “güvenli” olmadığını, insanların Internet’te bu tip şeyleri paylaşmalarının garip ve yanlış olduğunu, yüzyüze konuşulacak şeyleri Internet’ten tanıdığımız bir kitleyle paylaşmamamız gerektiğini söyledi. Döneceğiz bu konuya.
Şimdi bunu yazarken aklıma geldi, hani bir GSM operatörünün reklamı var, oğlan annesine bilgisayarda birşeyler yaptırmaya çalışıyor, kadın kalkıp pencereyi açıyor, fareyi söküyor v.s. İşte arkadaşımın fikri bana reklamdaki anne konumundaki insanların bakış açısıymış gibi geliyor. Bence bu insanlar Internet’i sadece “MSN’e girilen, Google’da arama yapılan, haberlere bakılan, bazen de alışveriş yapılan yer” olarak görüyor, Internet’in bir de “sosyal yönü” olabilmesine ihtimal vermiyor, olsa bile bunun yanlış olduğunu düşünüyor.
Döneceğiz dediğim yere dönelim. Mesela xkcd forumlarında sordunuz, “ben şöyle şöyle biriyim ve 100 şınav testi‘ni denemek istiyorum, sizce deneyeyim mi?”. Birisi de “ben de öyle biriyim ve denedim, zor oldu ama yaptım” dedi. Siz de denediniz ve diyelim ki sakatlandınız. Şimdi alternatif senaryoya bakalım. Bu soruyu forumda değilde tanıdığınız bir arkadaşınıza sordunuz, o da “dene canım ne olcak” dedi, denediniz, sakatlandınız. Şimdi bu iki sakatlanma arasında bir fark var mı? Bence yok. Arkadaşım ise Internet’ten tanıdığın birinin cevabına güvenmenin çok büyük bir risk olduğunu, onun yalan söylemediğinin ne malum olduğunu ve Internet’ten duyduğunuz birşey üzerine harekete geçmenin, birşeyler yapmanın çok riskli olduğunu düşünüyor.
Bence bu durum Internet’teki bir kişiye duyulan güvensizlikle alakalı değil. Bilenler bilir, xkcd forumları son derece oturmuş, insanların açıkça aklından geçenleri paylaştıkları bir forumdur, kimsenin size yalan söylemek, sizi dolandırmak için bir sebebi yoktur, onlarda sizin gibi insanlardır. O yüzden bence durum güvensizlik hissiyle değil, “reklamdaki anne” bakışıyla alakalıdır. Yani klasik bir “anlamadığı, bilmediği şeyden korkma ve o şeyi kötüleme” davranışıdır. Yanlış anlaşılmasın, küçümsemek için söylemiyorum, sadece bunun yaygın bir davranış biçimi olduğunu vurgulamaya çalışıyorum. Batılı toplumlar gündelik hayatın konularını Internet’te tanıdığı insanlarla paylaşmaktan çekinmiyorlar, biz ise çekiniyoruz. Bence bunun “tek” sebebi de yukarıda bahsettiğim durumdur.
Siz ne dersiniz? İnsanlar “bilinmeyene duyulan korku”dan dolayı mı böyle davranıyorlar? Yoksa gündelik hayatın da tartışıldığı Internet toplulukları gerçekten zararlı oluşumlar mı?
Yorumlarınız dört gözle beklenmektedir.
Comments
Yaf biz programcılar ne yapalım. tek dünyamız internet
tamamı ile görüşlerinize katılıyorum bu yüzden
Teşekkürler
Aslında dava “tek dünyamız” değil, sonuçta hepimizin dışarıda da bir hayatı var. Ama bu dışarda konuştuğumuz konuları Internet’te de konuşamayız demek olmamalı.
İnternet bana göre, kutular içinde (daireler,binalar) yaşayan insanların birbirlerine açılan kapısı. Ve bu kapıyı ihtiyaçtan açmak zorundalar (malum sosyal varlıklarız) ve bu güzel bir şey. Ancak dışarıda hayat akıyor, çiçekler, böcekler, kar, deniz, biraz futbol, biraz basket, biraz dağ, biraz tepe, biraz hareket vs. vs. vs. var ve bunu göz ardı ediyorsa, yani bu dengeyi sağlayamıyorsa sağlıklı bakamam…
Bende ek bilgi olarak kendi hayatımdan bir örnek vereyim: Çok uzun bir süredir sevgilim yok:) Çünkü girip çıktığım ortamlarda elindeki mobil telefondan başını kaldırıp sağa sola (benim gibi yakışıklılık olayı ile ilişkisizlere de) bakan birileri yok ki:( Mesaj mı yazıyorlar, hediye kredilerini mi kullanıyorlar nedir:).. İletişim kanallarının değişmesi sosyal yaşamı olumsuz etkiliyor. Birkaç yıl öncesine kadar böyle değildi.
Batida yasadigim icin biliyorum, buradaki bir cok batili da internette paylastigi bilgilerin toplanip birilerinin eline gectigi bunlari oyle ulu orta soylemenin ozel hayatlarina sonradan gelecek bir mudahale olasiligi olarak goruyorlar. Bu nedenle butun batililari ayni kefeye koymanizi yanlis buluyorum. Ayrica insanlar her zaman birilerine guvenip bazi ortamlarda konusurken, baska birilerine guvenmez, guvende hissetmedikleri ortamlarda konusulmaz. Burada yanlis bir sey goremiyorum. Bu gun okuduguma gore google artik konum paylastirma isine de girmis, mobil olarak belli kisilerin bizim nerede oldugumuzu ogrenebilmelerini saglayacakmis bu hizmet. Size cekici gelebilir ama en yakin arkadasimin bile nerede oldugunu bilmek beni ilgilendirmiyor, herkesin ozel hayati ve bu hayatin kendine gore bir siniri vardir. Bunun tartisilmasi bile abes
Son olarak sorunuzun net bir yaniti oldugunu sanmiyorum. Cok genel bir soru bu.
Aslında tartışılmasına bile gerek olmayan, çok basit bir konu. Dışarda hayat devam ederken, “gerçek insanlarla” gerçek paylaşımlar yakalama şansı varken, mühendislik ve programcılık kökenli insanların bazı bahanelerin arkasına sığınıp kutular içerisinde yaşamayı tercih etmesi, insanlığın geri kalanından kopmaları nerd gibi kavramların doğuşunun asli nedenidir zaten. Paylaşımcılığı bilmeyen, yaşamayı bilmeyen bir insanlar güruhu oluşuyor. Lütfen başka bahaneler oluşturarak bunu desteklemeyelim.
Ben de bir yüksek bilgisayar mühendisi olarak bu tarz “asosyalim ama bir tarzım var” tadında bahanelere şiddetle karşıyım. Mühendislerin sosyalleşmesi için bir savaş vermek zorunda kalmak bile, aslında mühendislerin zannettikleri kadar zeki olmadıklarını (Yüksek IQ, düşük EQ, adına ne derseniz deyin) gösteriyor. Kız arkadaşınıza katılıyorum: “Yüzyüze konuşulacak şeyleri Internet’ten tanıdığımız bir kitleyle paylaşmamamız gerekiyor”
Yorumlardan birinde doğru bir tespit var; Bu çok genel bir soru. Kişiden kişiye değişir. Bizim toplumumuzda genel olarak batıdaki gibi bir bireysellik anlayışı yoktu yakın zamana kadar. Fakat ne yazık ki (!) internet de dahil, kitle iletişim araçları bu yapıyı bozmakta, insanları gereğinden fazla belki kimilerini tamamen bireyselleştirmekte. Yani konu internette sosyalleşme ise eğer bu yanlış bence. Fakat herhangi bir sorun internete yazılır mı derseniz, kişilere kalmış, bu konuda tartışmak anlamsız. Sorununu paylaşmak isteyene de istemeyene de saygı duyulmalı. Size eleştirim de; her ne kadar kişiyi tanımasam da, bu konudaki düşünceleri bakımından reklamdaki kadınınkiyle alakası olmayan bakış açısını, reklamdakiyle özdeşleştirmeniz.
Harika bir yazı olmuş , teşekkürler